İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ODAĞINDA KURAKLIK İLE MÜCADELE
SU YÖNETİMİ KONUSUNDA ÖNCELİKLİ TALEP, ÖNERİLER VE EYLEM ÇAĞRISI:
DAÇEV- Datça Çevre ve Turizm Derneği
Temmuz 2025
Su yönetiminin adil, sürdürülebilir ve ekolojik temelde yeniden inşası, ancak çok düzeyli eşgüdüm, demokratik katılım ve etkili iletişim ile mümkündür.
İklim değişikliği odağında kuraklıkla mücadele ve su yönetimi konusunda öncelikli talebimiz;
“Yerel bilgiye dayalı, adil ve ekolojik bir su yönetimi anlayışının inşası için, mahalleden ülke düzeyine kadar kurumlar arası eşgüdümü sağlayacak, katılımcı ve şeffaf bir Yerel-Bölgesel Su Kurulu oluşturulmasıdır.”
Öncelikli talebimiz ile ilgili farklı yönetim düzeylerine göre sorumluluk taşıyan kurum, birim ve toplumsal yapılara yönelik bazı öneriler ve eylem çağrıları aşağıda sunulmaktadır.
Yönetim Düzeylerine Göre Sorumlular ve Önerilen Eylemler
a. Mahalle
• Muhtarlıklar: Mahalle ölçeğinde su israfı, kaçak kullanım ve kirlilik konusunda halkı bilgilendirmeli, izleme yapmalıdır.
• Mahalle gönüllüleri/STK’lar: Su ölçümü, gri su kullanımı ve yağmur suyu hasadı gibi konularda örnek uygulamalar geliştirmelidir.
• Okullar ve diğer tüm eğitim kurumları: Farkındalık çalışmaları ve su tasarrufu uygulamaları için rol model olmalıdır.
b. İlçe
• İlçe Belediyeleri:
- Park, bahçe ve yeşil alanlarda su verimliliği yüksek uygulamaları (damla sulama, kurakçıl peyzaj) yaygınlaştırmalıdır.
- Yeni yapı ruhsatlarında gri su kullanım sistemlerini teşvik edecek düzenlemeler yapmalı, bilgilendirme çalışmaları yürütmelidir.
- İlçeye özel su krizine hazırlık planları hazırlamalı, kuraklık senaryolarına göre hizmet önceliklerini belirlemelidir.
- Yerel medya, STK ve kent konseyleri ile iş birliği içinde halkı bilinçlendirme kampanyaları yürütmelidir.
- Su kayıp-kaçak oranlarının azaltılması için MUSKİ ve DSİ ile düzenli koordinasyon toplantıları gerçekleştirmelidir.
• İlçe Tarım Müdürlükleri: Çiftçilere damla sulama desteği, kurakçıl tarım teşvikleri sağlamalıdır.
• İlçe Kaymakamlıkları: Su hakkı temelli kriz anı eylem planları oluşturmalı, kurumlar arası koordinasyonu güçlendirmelidir.
• İlçe Kent Konseyleri ve Sivil Toplum Örgütleri: Su konusunu çalışma gruplarıyla gündemde tutmalı, yerel stratejiler geliştirmeli, karar alıcılara yönelik izleme ve öneri mekanizmaları oluşturmalıdır.
c. İl Düzeyi
• Valilik: DSİ, MUSKİ, belediyeler ve sivil toplum arasında il düzeyinde su kurulu koordinasyonunu yürütmelidir.
• MUSKİ: Kayıp-kaçak oranlarını azaltmak, gri su ve sarnıç sistemlerini yaygınlaştırmak üzere altyapı yatırımlarını önceliklendirmelidir.
• İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü: Planlı yapılaşma ve taşkın/kuraklık risklerine karşı çevresel etki değerlendirmelerinde suyu merkezi unsur yapmalıdır.
• İl Kent Konseyleri: Su hakkı ve iklim adaleti temelinde il düzeyinde politika belgeleri hazırlamalı, kamu-sivil iş birliğini güçlendirmelidir.
• Büyükşehir Belediyeleri: 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu uyarınca içme-kullanma suyu temini, dağıtımı ve atık su yönetimi konusunda ana sorumluluğa sahiptir.
- Su ve Kanalizasyon İdareleri (örneğin MUSKİ, İSKİ vb.), içme suyu kaynaklarının korunması, su altyapısının işletilmesi ve geliştirilmesi, arıtma ve yeniden kullanım gibi görevleri yürütmektedir.
- Büyükşehirler ayrıca iklim değişikliğine uyum stratejileri çerçevesinde, su yönetimini planlamalı, kuraklık senaryolarına göre kriz eylem planları oluşturmalı ve kamuoyunu bilgilendirmelidir.
- Su kullanımını azaltacak yeşil altyapı uygulamaları (yağmur bahçeleri, geçirgen yüzeyler, su verimli peyzaj) belediyelerin doğrudan uygulama alanına girmektedir.
d. Ülke Düzeyi
• Tarım ve Orman Bakanlığı: Ulusal düzeyde su politikaları ve tahsis sistemi yeniden düzenlenmeli, adil kullanım ve denetim mekanizmaları güçlendirilmelidir.
• Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı: İklim krizine uyum için kentlerde suya erişim, geri dönüşüm ve doğal altyapı uygulamalarını yaygınlaştırmalıdır.
• Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ): Kaçak kuyu denetimini artırmalı, veri şeffaflığı sağlamalı, yerel yönetimlerle iş birliği içinde çalışmalıdır.
• Türkiye Büyük Millet Meclisi: Su hakkını temel bir insan hakkı olarak güvence altına alan yasal çerçeve oluşturulmalıdır.
e. Ulusal ve Yerel Medyanın Rolü
• Ulusal medya kuruluşları: Su krizinin görünür kılınması, kamusal tartışmaların yaygınlaştırılması, karar verici kurumların sorumluluklarının izlenmesi ve hesap verebilirliğin sağlanması konusunda kritik rol oynamalıdır.
• Yerel medya: Mahalli düzeyde su kıtlığı, iyi uygulamalar ve yerel çözüm girişimlerinin haberleştirilmesini sağlayarak toplumsal farkındalığı artırmalı; yerel taleplerin görünürlük kazanmasına katkı sunmalıdır.
• Tüm medya mecraları: Su tasarrufu, iklim değişikliği ve ekolojik yaşam konularında bilinçlendirme kampanyaları yürütmeli, halkı aktif katılıma teşvik etmelidir.
Sonuç ve Ortak Çağrı
İklim değişikliği odağında kuraklıkla mücadele konusunda su yönetimi çok aktörlü, katılımcı ve bütüncül bir şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Mahalleden ülke düzeyine kadar her birim kendi sorumluluğunu üstlenmeli; bu süreçte kent konseyleri, sivil toplum örgütleri ve medya kuruluşları karar alma mekanizmalarına dahil edilmelidir. Su yaşamdır; ortak değerimizdir. Birlikte, zamanında ve sorumlulukla hareket etmeliyiz.
Ek/
İklim Değişikliği Odağında Kuraklık İle Mücadele: Su Yönetimi Üzerine Genel Değerlendirme Raporu